|
ÖNYARGILAR 2
Tutuculuk Önyargısı
Bazı şeyler değiştiğinde, insanlar bu değişikliklere ayak uydurmada yavaş kalma
eğilimindedir. Diğer bir ifadeyle, bu şeylere sıkı sıkıya bağlı kalırlar. Bazı
şeyler değiştiğinde insanlar tutuculuk önyargısı nedeniyle düşük reaksiyon
gösterebilirler. Ancak eğer yeteri derecede fazla örnek olursa, tutumlarını
düzeltecekler ve belki de uzun vadeli ortalamayı düşürerek fazla reaksiyon
göstereceklerdir. Tutuculuk önyargısı kısa vadede yatırımcıların düşük reaksiyon
göstermelerine ve uzun vadede geri dönüşlere neden olmaktadır.
Yapılan araştırmalarda belirlenen tutuculuk önyargısı, yatırımcıların önceki
bilgilerini yeniledikleri zaman duydukları yeni bilgileri fazla
önemsemediklerini belirtmektedir. Eğer yatırımcılar bu şekilde davranırlarsa,
fiyatlar bilgiye bağlı olarak yavaş bir şekilde düzelecektir. Ancak bilgi tam
olarak fiyatlara dahil edildiğinde, hisse senetlerinin getirileri hakkında daha
fazla tahmin yapılamayacaktır.
Örneğin şirketler belli bir dönem sonunda mükemmel veya çok kötü
kar/zarar rakamları açıkladıklarında, piyasa bu bilgiye bir süreliğine fazla
önem vermeyecektir. Bu nedenle fiyatlar tam bilgiyi yansıtmada yavaş
kalacaklardır ancak orta vadede bu durum fiyatlara yansıyacaktır.
Aşırı Güven
Araştırmacılar insanların kendi bilgi, beceri ve yeteneklerini abartma
eğiliminde olduklarını belirtmişlerdir. Bu özellikle kendi uzmanlık alanı
dışındaki alanlarda geçerlidir. İnsanlar olayları tam olarak tahmin edebilmek
için sınırlı yeteneğe sahip olduklarını anlasalar bile, bu genel bilgilerini
uygun güven seviyesini ayarlama eğiliminde değildirler.
Beklenen gelecek fiyat değişiklikleri hakkında yatırımcılar aşırı güvene
sahiptirler ve bu kararlar üzerinde hareket etmeye aşırı gönüllülükleri vardır.
Ardından bu aşırı güven piyasada etkili bir güç haline gelir. Sezgisel aşırı
güvenin piyasalarda etkili bir güç olduğu hakkında bir çok kanıt bulunmaktadır.
19 Ekim 1987’de hisse senedi piyasalarının düşmesinin hemen ardından hem
bireysel yatırımcılara hem de kurumsal yatırımcılara bir anket uygulanmıştır.
Yatırımcılara “o gün tekrar geri dönüş yaşanacağı düşüncesine kapıldınız mı?”
sorusuna, bireysel yatırımcıların %29,2’si ( bunların %47,1’i o gün hisse senedi
alanlar) ve kurumsal yatırımcıların %28’i (bunların %47,9’i o gün hisse senedi
alanlar) evet yanıtını vermişlerdir. Ardından onları böyle düşünmeye sevk eden
şeyin ne olduğu sorulduğunda, yazdıkları cevaplardan anlaşılan tek şey sadece
sezgiyle tanımlamadır. Sonuç olarak psikologların çalıştıkları
sezgisel yargılar piyasanın yönünü belirlemede çok önemlidirler.
Yükleme Önyargısı
İnsanlar başarılarını kişisel yeteneklerine, başarısızlıklarını ise diğerlerinin
yaptıklarına veya kötü şansa bağlamaktadırlar. Son başarıları sonucu kendi aşırı
güvenlerini artıran yatırımcılar daha aktif ve daha spekülatif bir şekilde işlem
yapacaklardır.
Herkes tabii ki hata yapar, ancak neden aşırı güvene sahip insanlar daha fazla
hata yaparlar? Üstelik neden yatırımcılar hatalarından dersler çıkarmazlar?
Aşırı güvene sahip yatırımcıların daha sık işlem yapma eğiliminde oldukları
görülmektedir. Çünkü kendi işlem kabiliyetlerine inanırlar ve ayrıca kendi özel
bilgilerinin değerini ve doğruluğunu abartırlar. 1991/96 yılları arasında
60.000’in üzerinde kişi hakkında yapılan çalışmada fazla işlem yapmanın
zararları belgelenmiştir. Daha sık işlem yapanların, daha az işlem yapanlara
göre piyasa getirisinin daha gerisinde kaldığını gözlemlenmiştir. Bu düşük
performansın temel sebebi de yüksek işlem maliyetlerinden kaynaklanmaktadır.
Öğrenme sürecinde bu önyargı, aşırı güvenin neden sürekli var olduğunu açıklar.
Bu tür bir etki, aşırı güven duyan yatırımcılar para kaybetseler dahi aşırı
güvenin öneminin dinamik bir şekilde kalmasını sağlama eğilimindedir.
Bilgi Yanılsaması
İnsanların daha fazla bilgiye sahip olmakla tahminlerinin doğruluğunun
artacağına inanma eğilimi bilgi yanılsamasıdır. Herhangi bir konuda daha fazla
bilgi edinme bireyin bilgisini artırmak ve daha iyi kararlar vermesini
sağlamakla birlikte, bu kural her zaman geçerli değildir. Bunun üç temel nedeni
vardır:
1. Bazı bilgiler tahmin etmeye yardımcı olmadığı gibi, yanlış
yönlendirebilmektedir.
2. Çoğu insanlar bu bilgiyi yorumlayacak eğitim, tecrübe ve beceriye sahip
olmayabilir.
3. İnsanlar yeni bilgiyi önceki inançlarını ve görüşlerini doğrulayacak veya
destekleyecek yönde yorumlama eğiliminde olmaktadır.
İnsanlara tahmin veya değerlendirme yapacakları zaman daha fazla bilgi
verildiğinde, tahminlerinin kesinliği, tahminlerde kendilerine olan
güvenlerinden çok daha yavaş gelişme eğilimindedir. Tahminlerin doğruluğu daha
iyi karar verme olanağı sağlarken, ek bilgi, bilgi yanılsamasına ve önyargılı
hükümlere neden olan aşırı güvenin gelişmesine yol açabilir.
Çoğu zamanlarını bilgi toplayarak geçiren yatırımcılar, genellikle kendilerini
akıllı yatırımcılar olarak değerlendirirler. Akıllı bir yatırımcı faydasız bir
bilgi için çok fazla zaman harcamayacağı için topladıkları bilgilerin yararlı
olduğuna inanırlar.
|