|
İrrasyonel Sürü Psikolojisi |
|
|
|
|
Yazar Engin KÜÇÜKSİLLE
|
|
Pazartesi, 11 Şubat 2008 |
|
İrrasyonel Sürü Psikolojisi
Yatırım yaparken yaptığımız yanlışları açıklamaya devam ediyoruz. Geçen hafta
kısaca sürü davranışından (psikolojisi) bahsetmiştik. Bu hafta sürü
psikolojisinin bir çeşidi olan irrasyonel sürü psikolojisinden bahsedeceğiz.
Taklit etme, sosyal baskı gibi davranışlar sosyal bilimciler tarafından çok
çeşitli bağlamlarda ele alınmıştır. Daha sonra, bu kavramlar yatırımcıların
finansal piyasalardaki irrasyonel davranışlarını açıklamada da kullanılmaya
başlanmıştır.
“Fiyatlar neden çok dalgalı seyretmektedir?” ya da “hisse fiyatları kazanç
haberlerine neden aşırı reaksiyon ya da düşük reaksiyon göstermektedir?”.
Geleneksel finansta bu çelişkiler kurumsal nedenlere, veya risk primindeki
değişimler gibi rasyonel nedenlere bağlanırken; irrasyonel yaklaşımda ise
tamamen ekonomik verilerdeki değişimlere bağlanmayan fiyat dalgalanmaları
olabilmektedir. Önyargıların üstesinden gelme konusunda büyük bir engel,
doğrudan yatırım kararlarında irrasyonel olan kişinin aynı şekilde yatırım
tavsiyesi araştırma konusunda irrasyonel davranma olasılığının olmasıdır.
Yatırımcılar; kendi bilgisi grubun bilgisi ile çeliştiği zaman sıkıntı
ve endişe duymakta, fakat dışlanma ve diğerlerinin onun yetersiz olduğuna
inanması endişesiyle grup kararına uyum göstermektedir. Genel olarak
gizlilik azaldıkça, uyumun da arttığı öne sürülmektedir. Aykırı davranışlar grup
çıkarlarına ihanet olarak gözükmekte ve reddedilme eğilimi taşıdığı için, aykırı
olarak görülme endişesi sürü davranışını da artırmaktadır.
Sosyal baskı bireyin yatırım kararlarını, dolayısıyla yatırım davranışlarını da
etkilemektedir. Birey çeşitli hisselere ilişkin diğer insanların fikirlerini
öğrendikçe, bu durum sosyal konsensüs oluşturmaktadır. Birey ve diğerleri bu
konsensüs üzerine hareket ettikçe, sürü davranışı gelişmektedir. Sürü
ile hareket etmedeki temel sorun psikolojik önyargıları artırmasıdır. Sürü
davranışı bireyin kararlarının dikkatli ve özenli formal analizler yerine, sürü
hissine kapılarak yatırım kararları vermesine neden olmaktadır.
Yatırım yapmanın sosyalizasyonu, yatırımcıların karar verirken hızlı hareket
etmek zorunda olduğu düşüncesi ortamını yaratmıştır. Finansal ve ekonomik
bültenleri izleyenler zamanlama ve hızlı olmanın gerekliliği vurgulaması
altındadır. Sürü ile hareket etmek için duyulan haberlerin ardından anlık
kararlar verme yatırım olmayıp, işlem yapmaktır. İşlem yapma da tıpkı bahis gibi
duygusal reaksiyonları artırmakta ve psikolojik önyargıları harekete
geçirmektedir. Duygulara dayalı yatırım yapıldığında da genellikle yapılan
yatırım düşük getirilerle sonuçlanmaktadır.
Bu psikoloji özellikle seans salonlarında karşımıza sıkça çıkmaktadır. Seans
salonuna giden bir yatırımcı orada bulunan yatırımcıların verdikleri kararları
kendisi için birinci derecede önemli saymakta ve onların doğrultusunda karar
vermeyi tercih etmektedir. Yapılan yatırım sonucu zarar edilse bile bu zararda
yalnız olmadığı için kendini, kendi başına karar verip zarar ettiği zamandan
daha rahat hissetmektedir. Yatırımın karla sonuçlanması durumunda ise
yatırımcının sürüye (diğer yatırımcılara) güveni artacak ve diğer yatırımlarında
irrasyonel davranışına devam edecektir. Bu davranış bir yatırım
davranışı olmayıp, yukarıda belirttiğimiz gibi sadece işlem yapma davranışıdır.
Şimdi de İç Dinamikler
Artık “resesyon” terimini yatırım yapan herkes kullanır oldu. Peki “resesyon”
kavramının aslında tam olarak neyi ifade ettiğini biliyor muyuz? Kısaca açıklama
ihtiyacı duydum.
“Recession”, kelime anlamı olarak geri çekilme, gerileme, piyasalarda
durgunluk ya da fiyatlarda düşüş olarak ifade edilmektedir. Bir ülke
ekonomisi resesyon içerisinde bulunduğunda toplam talep yetersizliğinden dolayı
toplam arz-talep dengesizliği oluşmaktadır. Bu durumda ülkede işsizlik artacak
ve doğal olarak da genel fiyatlar düzeyinde bir azalma eğilimi görülecektir. Az
önce bahsettiğimiz üzere durgunluktaki temel etken talep yetersizliğidir. Peki
bu durumda neler yapılabilir? Genel olarak öncelikle piyasada talebi artırmak
gerekecektir. Bunun için de ya kamu harcamaları artırılabilir ya da vergiler
düşürülebilir. (ABD hükümetinin almış olduğu önlem paketi gibi) Ancak bu
alınacak önlem paketinin orta ve uzun vadede ekonomide enflasyonist bir baskı
yaratabileceği ve bu baskının tüm dünya ülkelerine yayılabileceği gerçeğini de
göz ardı etmemek gerekir. Amerikan hükümetinin uygulayacağı önlem paketinin
etkilerini yılın ikinci çeyreğinden sonra görmeye başlayacağız.
Gelelim piyasalara… Her hafta teknik olarak direnç ve destek seviyelerini
veriyorum ve neredeyse her hafta vermiş olduğum destek seviyeleri bir bir
kırılıyor. Geçen haftaya kadar tamamen dışa bağımlı bir piyasamız vardı. Ancak
artık görülüyor ki iç dinamikler de fiyatlara yansımaya başladı. Bunların
başında da bilindiği üzere cari açık geliyor. Moodys Investor Service son
raporunda dünya piyasalarında doların düşmeye devam etmesi durumunda Türkiye’yi
riskli ülkelerin başında gördüğünü açıkladı. Bu endişeler yabancıların dövize
talep etmesine neden oluyor. Her ne kadar döviz bir yatırım aracı olmasa
da (ülkemiz için geçerli değil!), bu hafta yatırımcılara dövize dayalı menkul
kıymet (yabancı menkul kıymet fonu) öneriyorum.
Önümüzdeki hafta pazartesi ve Salı günleri ABD’de açıklanacak bir veri yok.
Pazartesi gecesi St. Louis Fed Başkanı Poole bir konuşma yapacak. Çarşamba günü
ABD’de ocak ayı perakende satış (toplam ve oto hariç satış) verileri, aralık ayı
iş dünyası stok verisi, Perşembe günü ABD işsizlik başvuruları verisi ve Cuma
günü de ABD sanayi üretimi verileri açıklanacak.(Kaynak: Matriks)
İMKB’de 42.000 desteği kırıldı. Destek seviyeleri 41.000 ve 39.500
seviyelerinde. İlk direncimiz ise 43.500 seviyesinde bulunuyor. Teknik
göstergeler yönünü aşağı çevirdi ve düşüşün devam edeceğine işaret ediyor.

Sağlıklı ve kazançlı bir hafta geçirmeniz dileğiyle..
|
|
|
Kredi Kartı ile Üyelik
Günlük ve Seanslık Sistem Performansı
| 2012 Sistem Sonuçları |
| İMKB 100 |
+10,8 % |
| Seanslık Sistem |
+110,3 % |
| Günlük Sistem |
+63,7 % |
| 2011 Sistem Sonuçları |
|
İMKB 100 |
-32.7 % |
|
Seanslık Sistem
|
+95,4 % |
|
Günlük Sistem
|
+78,9 % |
| 2010 Sistem Sonuçları |
|
İMKB 100 |
+24,9 % |
|
Seanslık Sistem
|
+82,4 % |
|
Günlük Sistem
|
+68,9 % |
| 2009 Sistem Sonuçları |
|
İMKB 100 |
+96,36 % |
|
Seanslık Sistem
|
+160,4 % |
|
Günlük Sistem
|
+134,0 % |
| 2008 Sistem Sonuçları |
|
İMKB 100 |
-51.6 % |
|
Seanslık Sistem
|
+111.3 % |
|
Günlük Sistem
|
+46.3 % |
|